Skip to the daf
טוען את הדף…
Skip to the text

מאמר השמיני; גאולה אחרונה 2

HaEmunot veHaDeot · [Treatise VIII] Messianic Redemption, Chapter 2

‹›
  1. 1

    ואחר כן אומר, ומי ששעור השמים אצלו כשיעור זרת ואל דרך הקירוב, איך יקשה לשלוח הנבואה ‏אלינו מהם? ומי שמדת המים אצלו כפרישת כף איך יקשה עליו לקבץ פזורנו מתוכם? ומי שעפר ‏הארץ אצלו כדבר מדוד, איך לא יהיה נקל אצלו לקבץ נדחנו מאפסיה? ומי שההרים אצלו כדבר ‏השקול, איך לא יהיה קרוב אצלו לבנות הר קדשנו? ועל כן קדם בתחלת הנחמות מי מדד בשעלו ‏מים וגו' (ישעיה מ' י"ב). ומי שכל הגוים אצלו נטפי מים מהדלי, וכאבק המאזנים, איך לא ישפילם ‏לפנינו? כמו שאמר (ישעיה מ' ט"ו) הן גוים כמר מדלי וכשחק מאזנים נחשבו. ומי שנעירתם מן הארץ ‏אצלו כאשר נקבץ כנפות האמתחת וננער אותה, כמו שאמר (איוב ל"ח י"ג) לאחוז בכנפו' הארץ ‏וינערו רשעים ממנה. ואלו הייתי אומה מי שברא דבר לא מדבר היה מספיק לי בזה, אך הצעתי ‏אלה העניני' מפני שהציעם הוא ית', ולא יתכן שנעלה על לבנו שאיננו יודע מה שאנחנו בו, ולא שאינו ‏נפרע לנו, ולא שאיננו מרחם. וכמו שהוכיחנו ואמר, (ישעיה מ' כ"ז) למה תאמר יעקב ותדבר ‏ישראל נסתרה דרכי מיי' וגו'. ולא שאיננו יכול להושיענו ולשמוע תפלתנו, כמו שאמר (שם נ"ט א') ‏הן לא קצר יד יי' מהושיע וגו'. ולא שמאסנו ועזבנו, אך כמו שאמר (דברים ד' ל"א) כי אל רחום יי' ‏אלהיך לא ירפך ולא יעזבך:‏ אבל (ירחמך האל) הדבר אשר נאמין, שהוא שם לשעבודנו ב' זמנים, אחד מהם זמן התשובה, והב' ‏זמן הקץ. ואי זה בהם שיקדים תתחייב בו הגאולה, ואם תשלם תשובתנו אין מביטין אל הקץ, אבל ‏יהיה כמו שאמר הכתוב בתורה (דברים ל' א-י) והיה כי יבאו אליך כל הדברים האלה הברכה והקללה ‏ושבת עד יי' אלהיך ושמעת בקולו ושב יי' אלהיך וגו', ושאר הי' פסוקים. ואם תקצר תשובתנו, ‏נעמוד עד השלמת הקץ, ויהיה קצתנו ענושי' וקצתנו מנוסי', כאשר הוא ידוע בכל רעה שתבא בכלל ‏בכל חלקי הזמן, ברעב והחרב והדבר, שיהיו קצת בני אדם ענושים בהם, וקצתם מנוסים, עד ‏שהמבול לא נמלט שלא היה בו עוללים וטף מנוסים ונשכרים, וכמו שאין אצלי ספק שאבותינו ‏במצרים היו בהם צדיקים רבים ועמדו בנסיון עד שנשלם הקץ ההוא. על כן אל יאמר לנו אומר אלו ‏היו בכם צדיקים היתה באה לכם הגאולה, כי הנה משה ואהרן ומרים עמדו בשעבוד יותר משמנים ‏שנה עד שנשלם הקץ, וכמוהם מהצדיקים:‏

    Bundan sonra derim ki: Göklerin ölçüsü O’nun yanında, yaklaştırma yoluyla, bir karış ölçüsü gibi olan için, onlardan bize peygamberlik göndermek nasıl güç olabilir? Suların ölçüsü O’nun yanında avuç açımı gibi olan için, dağılmışlarımızı onların içinden toplamak nasıl güç olabilir? Yeryüzünün toprağı O’nun yanında ölçülmüş bir şey gibi olan için, sürgün edilmişlerimizi yeryüzünün uçlarından toplamak nasıl kolay olmaz? Dağlar O’nun yanında tartılmış bir şey gibi olan için, kutsal dağımızı inşa etmek nasıl yakın ve kolay olmaz? Bu yüzden tesellilerin başında “Suları avucuyla kim ölçtü...” (Yeşayahu 40:12) sözü öne alınmıştır. Bütün halklar O’nun yanında kovadan damlayan damlalar ve terazinin tozu gibi olduğuna göre, onları önümüzde alçaltması nasıl güç olur? Nitekim “İşte halklar kovadan bir damla gibi, terazinin tozu gibi sayılır” (Yeşayahu 40:15) denmiştir. Onları yeryüzünden silkip atması, bir torbanın köşelerini toplayıp onu silkelemek gibidir. Nitekim “Yeryüzünün uçlarını tutup kötüler ondan silkelenir diye” (İyov 38:13) denmiştir. Eğer ben, bir şeyi hiçbir şeyden yaratanı söylemiş olsaydım, bu bana bunun için yeterdi. Fakat bu konuları, O, kutsanmış olsun, kendisi öne sürdüğü için ben de öne aldım. Zihnimizde O’nun bizim içinde bulunduğumuz durumu bilmediğini, bizim için öç almadığını veya merhamet etmediğini düşünmemiz doğru değildir. Nitekim bizi uyararak “Neden Yaakov, ‘Yolum HaŞem’den gizlidir’ dersin; neden İsrael, ‘Hakkım Tanrımdan geçip gitti’ diye konuşursun?” (Yeşayahu 40:27) demiştir. O’nun bizi kurtarmaya ve duamızı işitmeye gücü yetmediğini düşünmemiz de doğru değildir. Nitekim “İşte HaŞem’in eli kurtaramayacak kadar kısa değildir...” (Yeşayahu 59:1) denmiştir. O’nun bizi hor gördüğünü ve terk ettiğini düşünmemiz de doğru değildir; tersine, “Çünkü HaŞem Tanrın merhametli Tanrı’dır; seni bırakmayacak ve terk etmeyecek” (Devarim 4:31) denmiştir. Fakat —Tanrı sana merhamet etsin— bizim inandığımız şey şudur: O, köleliğimiz için iki zaman koymuştur. Bunlardan biri teşuva zamanı, ikincisi ise son belirlenmiş zamandır. Hangisi önce gelirse, kurtuluş onunla zorunlu olur. Eğer teşuvamız tamamlanırsa, son belirlenmiş zamana bakılmaz; Tora’da söylendiği gibi olur: “Bütün bu şeyler, bereket ve lanet başına geldiğinde... HaŞem Tanrına dönecek ve O’nun sesini dinleyeceksin; HaŞem Tanrın da...” (Devarim 30:1–10) ve bu on ayetin geri kalanı. Eğer teşuvamız eksik kalırsa, son belirlenmiş zaman tamamlanıncaya kadar kalırız. O zaman bazılarımız cezalandırılmış, bazılarımız sınanmış olur. Bu, bütün zaman parçalarında genel olarak gelen her kötülükte bilinen şeydir: kıtlıkta, kılıçta ve salgında bazı insanlar bunlarla cezalandırılır, bazıları ise bunlarla sınanır. Tufan bile bundan boş değildi; orada sınanan ve ödül kazanan küçük çocukların ve bebeklerin bulunmadığını söyleyemeyiz. Aynı şekilde, Mısır’daki atalarımız arasında birçok doğru kişi bulunduğundan ve o belirlenmiş zaman tamamlanıncaya kadar sınamada durduklarından benim için kuşku yoktur. Bu yüzden biri bize, “Aranızda doğru kişiler olsaydı kurtuluş size gelirdi” demesin. Çünkü Moşe, Aharon ve Miryam bile, o belirlenmiş zaman tamamlanıncaya kadar seksen yıldan fazla kölelik içinde kaldılar; onlar gibi başka doğru kişiler de vardı.

Hebrew: Emunot we-Deot; Leipzig, 1864. · Public Domain

English: HaEmunot veHaDeot; Translated to Turkish by Gökhan (Aryeh) Duran, 2026 [tr] · CC-BY-NC

Texts from Sefaria.