Skip to the daf
טוען את הדף…
Skip to the text

מאמר השלישי; צווי ואזהרה 9

HaEmunot veHaDeot · [Treatise III] Revelation and the Commandments, Chapter 9

‹›
  1. 1

    ואחרי אלה המאמרים מצאתי להם ספקות מן המקרא, הם חושבים שיראו מהם בטול צווי והזהרה, ‏והם רבים ואשר נלוה אליהם יותר בהם, אבל סמכתי מהם על עשר שאלות, ומה שיבא מזולתם ‏יתבונן בהם הקורא את ספרי זה; כי יגלו לו אפני הטעות בהם, והסברא אשר סברו בהם. ותחלתה ‏לקיחת בני אדם את אחיותיהם ואומרים זה בטול, ואין זה בטול, אבל הוא לצורך. כי אנחנו חושבים ‏שהאחות מנועה קודם משה, כמו שמצאנו אברהם אומר לשרה (בראשית י"ב י"ג) אמרי נא אחותי ‏את. אבל לקיחת בני אדם את אחיותיהם היה בעבור ההכרח, כי לא היה מן המדברים זולתם. ‏וכאשר רחב הזרע, נפסקה אמתלת ההכרח למי שעשה זה. כמי שיאכל ביום הצום בחליו, וכאשר ‏ירפא, תפסק אמתלתו. וכמי שיאכל המתה במדבר, וכאשר ימצא זולתה, תסור האמתלה. והשנית ‏דן על קין בעבור הרגו הבל, נד ונע בלבד, ודן אחרי כן בהריגה כל רוצח. וזה ג"כ איננו בטול, כי ‏הקב"ה לא צוה להרוג את הרוצח, כי אם בדיין ועדים, וכיון שלא נמצא ז בעת הרוג קין את הבל, לא ‏נתחייב ההרג, אך ענשו בזולתו, הלא תראה שאמר לנח (בראשית ט' ו') שופך דם האדם באדם דמו ‏ישפך. והשלישית מה שצוה בקרבן כל אדם, אחר כן מנעם כלם, חוץ מאהרן ובניו. וזה ג"כ איננו ‏בטול, כי אין הכתוב אומר שכל בני אדם העמדו להקריב, אבל היה מקריב קודם אהרן, מי שהיה ‏מעמד בכמו מקומו, אבל זולת המעמד לא היה לו להקריב קודם בחירת אהרן, ולא אחר בחירתו. ‏והרביעית הקרבת הקרבן בשבת, אחר אסור המעשה בו. וזה גם כן איננו בטול, אבל הוא ממה ‏שמאמץ דחות הבטול, כי הקרבן היתה קודם מצות השבת, ולא יתכן שתמנענה מצות השבת, ויהיה ‏זה בטול, ואסרה שאר המעשים חוץ מן הקרבן והמילה הקודמים לה. והחמישית מה שאמר הבורא ‏לאברהם על יצחק (בראשית כ"ב ב') והעלהו שם לעולה על אחד ההרים וגומר, ואחר כן אמר (שם ‏שם י"ב) אל תשלח ידך אל הנער ואל תעש לו מאומה. וזה גם כן איננו בטול אצלנו ולא אצלם, כי מי ‏שמכשיר הבטול, לא יכשירהו קודם שיקבל המצוה פעם אחת, שלא יהיה שוא, אבל צוה לאברהם ‏שיזמן את בנו לקרבן, וכאשר נשלם ממנו הזמון, בהראות העצים והאש ולקיחת הסכין, אמר לו: ‏דייך! לא רציתי ממך יותר מזה. והששית מה שאמר הבורא לבלעם על שלוחי בלק (במדבר כ״ב:ל״ה ‏י"ב) לא תלך עמהם, ואחר כן אמר לו לך עם האנשים. וזה גם איננו בטול, כי האנשים אשר מנעו ‏ללכת עמם, אינם האנשים אשר צוהו בלכת עמם; כי אמר (שם שם ט"ו) ויוסף עוד בלק שלוח שרים ‏רבים ונכבדים מאלה, ומנעו ללכת עם הפחותים וצוהו ללכת עם הגדולים, להוסיף בגדולתו, עד ‏שיאמר הציל הבורא בני ישראל מיד פלוני האדם הגדול. והשביעית מה שאמר הבורא לחזקיהו ‏‏(ישעיה ל"ח א') כי מת אתה ולא תחיה, אחר כן אמר לו (שם שם ה') הנני יוסף על ימימך חמש ‏עשרה שנה. וזה גם כן איננו בטול מפני כשמבורא מצוה צווי איום או גערה אל עבדו, וכאשר ישמעהו ‏העבד ותחת בו הגערה יסור ממנו מה שאיימו בו, וכמו שידענו מענין נינוה, וכל בעל תשובה ונכנע. ‏והשמינית ענין (במדבר ח' י"ח) ואקח את הלוים תחת כל בכור בבני ישראל. וזה גם כן איננו בטול, ‏כי ממנהגו להגדיל מעלת עבדו, וכאשר ימרה אותו ישפילנו. כמו שהשכין אדם בגן עדן, וכאשר חטא ‏גרשו, והביא אבותינו לארץ כנען, וכאשר חטאו הגלם ופזרם, וכל מה שהוא על דרך העונש כן. ‏והתשיעית אמרו (יהושע ו') כי יהושע נלחם בשבת. ואין הדבר כן, כי לא זכר בכל יום מלחמה, אבל ‏היו בכל יום נושאים הארון ותוקעים בשופרות, ואלו המעשים מותרים בשבת, אבל היום הזה שבו ‏היתה המלחמה לא היה שבת. והעשירית אמרו שהכונה בתחלה היתה נגד המשכן, ואחר כך ‏העתיקה והפנה אותה אל בית המקדש. וזה גם כן איננו בטול, כי הכונה תחלה היתה מצות ‏התחלתה כנגד הארון, ובעוד שהיה הארון במדבר, היתה הכונה שם, וכאשר נסע אל הגלגל ושילה ‏ונוב וגדעון וב"ה, הלכה הכונה אחריו. וזהו מאמר האומר: שילך העלול אחר העולה:‏

    Bu sözlerden sonra onların Kutsal Yazı’dan bazı şüpheleri olduğunu gördüm. Bunlardan buyruk ve yasağın iptal edildiğinin görüleceğini sanırlar. Bunlar çoktur ve bunlara eklenenler daha da fazladır; fakat ben bunlardan on soru üzerinde durdum. Bunların dışında gelecek olanları bu kitabımın okuru bunlar üzerinden anlayacaktır; çünkü bunlar ona, o konulardaki hata yönlerini ve onların bu konularda kurdukları düşünceyi açığa çıkaracaktır. Bunların ilki, insanların kız kardeşleriyle evlenmesidir. Onlar bunun iptal olduğunu söylerler. Bu iptal değildir; zorunluluk sebebiyledir. Çünkü biz kız kardeşle evlenmenin Moşe’den önce de yasak olduğunu düşünürüz; nitekim Avraam’ın Sara’ya “Lütfen kardeşim olduğunu söyle” (Bereşit 12:13) dediğini bulduk. Fakat insanların kız kardeşleriyle evlenmesi zorunluluk sebebiydi; çünkü konuşan varlıklardan onlar dışında kimse yoktu. Soy genişleyince, bunu yapan kimse için zorunluluk mazereti kesildi. Bu, hastalığı sebebiyle oruç gününde yemek yiyen kimse gibidir; iyileştiğinde mazereti kesilir. Yine çölde ölü hayvan yiyen kimse gibidir; ondan başkasını bulduğunda mazereti kalkar. İkincisi, Kayin’in Hevel’i öldürmesi sebebiyle yalnızca kaçak ve gezgin olmakla cezalandırılması, daha sonra ise her katilin öldürülmesine hükmedilmesidir. Bu da iptal değildir; çünkü HaKadoş Baruh Hu, katilin öldürülmesini ancak yargıç ve tanıklarla buyurmuştur. Kayin’in Hevel’i öldürdüğü sırada bunlar bulunmadığı için öldürülmeyi hak etmedi; fakat bundan başka bir cezayla cezalandırıldı. Görmüyor musun, Noah’a şöyle demiştir: “İnsan kanı dökenin kanı insan tarafından dökülecektir” (Bereşit 9:6). Üçüncüsü, başlangıçta her insanın kurban sunmasının buyurulması, sonra hepsinin bundan alıkonulup yalnız Aharon ve oğullarının bırakılmasıdır. Bu da iptal değildir; çünkü Kutsal Yazı bütün insanların kurban sunmakla görevlendirildiğini söylemez. Aharon’dan önce kurban sunan kimse, kendi konumu gibi bir konuma yerleştirilmiş olan kişiydi. Fakat böyle bir konuma yerleştirilmemiş olan kimsenin, Aharon’un seçilmesinden önce de, seçilmesinden sonra da kurban sunma yetkisi yoktu. Dördüncüsü, Şabat’ta kurban sunulmasıdır; oysa Şabat’ta iş yapmak yasaklanmıştır. Bu da iptal değildir; tersine iptalin reddini güçlendiren şeylerdendir. Çünkü kurban, Şabat mitsvasından önce vardı; Şabat mitsvasının onu engellemesi mümkün değildir ki bu iptal olsun. Şabat, kendisinden önce bulunan kurban ve sünnet dışında kalan diğer işleri yasaklamıştır. Beşincisi, Yaratıcı’nın Avraam’a Yitshak hakkında “Onu orada dağlardan birinde yakmalık sunu olarak çıkar...” (Bereşit 22:2) demesi, sonra da “Elini çocuğa uzatma, ona hiçbir şey yapma” (Bereşit 22:12) demesidir. Bu da ne bize göre ne de onlara göre iptal değildir. Çünkü iptali geçerli gören kimse bile, buyruk bir kez kabul edilmeden önce onu geçerli görmez; aksi halde buyruk boş olurdu. Burada ise Avraam’a oğlunu kurban için hazırlaması buyurulmuştur. Hazırlık tamamlanıp odun, ateş ve bıçağın alınması görününce ona “Bu sana yeter; senden bundan fazlasını istemedim” denmiştir. Altıncısı, Yaratıcı’nın Bilam’a Balak’ın elçileri hakkında “Onlarla gitme” (Bamidbar 22:12) demesi, sonra ona “Adamlarla git” (Bamidbar 22:35) demesidir. Bu da iptal değildir; çünkü kendileriyle gitmesi yasaklanan adamlar, kendileriyle gitmesi emredilen adamlar değildi. Nitekim şöyle denmiştir: “Balak yeniden, bunlardan daha çok ve daha saygın görevliler gönderdi” (Bamidbar 22:15). Böylece düşük konumdakilerle gitmesini engelledi; büyüklüğünü artırmak için yüksek konumdakilerle gitmesini buyurdu. Böylece “Yaratıcı İsrael oğullarını falanca büyük adamın elinden kurtardı” denecekti. Yedincisi, Yaratıcı’nın Hizkiyahu’ya “Çünkü öleceksin ve yaşamayacaksın” (Yeşayahu 38:1) demesi, sonra da ona “İşte günlerine on beş yıl ekliyorum” (Yeşayahu 38:5) demesidir. Bu da iptal değildir. Çünkü Yaratıcı kuluna tehdit veya azarlama niteliğinde bir buyruk verdiğinde, kul bunu işitir ve azarlama onda etkisini gösterirse, kendisiyle tehdit edildiği şey ondan kaldırılır. Ninve olayından ve her teşuva (Tanrı’ya dönüş) yapan, boyun eğen kimsenin durumundan bildiğimiz gibi. Sekizincisi, “İsrael oğulları içindeki bütün ilk doğanların yerine Levilileri aldım” (Bamidbar 8:18) ifadesidir. Bu da iptal değildir; çünkü O’nun yolu kulunun derecesini yükseltmektir. Kul O’na başkaldırınca onu düşürür. Adam’ı Gan Eden’e yerleştirmesi ve günah işleyince onu oradan kovması; atalarımızı Kenaan ülkesine getirmesi ve günah işleyince onları sürgüne göndermesi ve dağıtması böyledir. Ceza yoluyla olan her şey de bu kapsamdadır. Dokuzuncusu, Yehoshua’nın Şabat günü savaştığını söylemeleridir (Yehoshua 6). Durum böyle değildir. Çünkü her gün savaş zikredilmemiştir; her gün sandığı taşıyor ve şofarlar çalıyorlardı. Bu işler Şabat’ta serbesttir. Savaşın gerçekleştiği o gün ise Şabat değildi. Onuncusu, yönelişin başlangıçta Mişkan’a doğru olduğunu, sonra onun taşınıp Bet HaMikdaş’a çevrildiğini söylemeleridir. Bu da iptal değildir. Çünkü yöneliş, başlangıçta sandığa doğru olma mitsvasıydı. Sandık çölde bulunduğu sürece yöneliş orayaydı. Sandık Gilgal’a, Şilo’ya, Nov’a, Givon’a ve Bet HaMikdaş’a taşındığında yöneliş de onun ardından gitti. Bu, “sonuç sebebin ardından gider” diyen kişinin sözüdür.

  2. 2

    ואנשים מהם דקדקו במלת עולם, ואמרו ראינוה בלשון עברי מתחלקת לחלקים. ואמרנו כן יש לה ‏שלשה ענינים, אחד מהם חמשים שנה. והשני ימי הנזכר ההוא. והשלישי כל ימי עולם. וכאשר נראה ‏את זה על מצות השבת, יבטלו השני ענינים, ויתקיים האחרון. כי ראינו את ירמיהו והוא אחר דור ‏משה, קרוב לשמונה מאות וחמשים שנה, ואחר דורות רבים וכתות רבות מבני ישראל, מזהירם על ‏שמירת יום השבת, ושלא יעשה בו מלאכה, כמו שאמר (י"ז כ"ב) ולא תוציאו משא מבתיכם ביום ‏השבת. וכל מלאכה לא תעשו וקדשתם את יום השבת כאשר צויתי את אבותיכם. וכיון שבטל זמן ‏החמשים, וזמן האנשים ההם, לא נשאר מן החלקים; כי אם ימי העולם. וקצתם שואלים אותנו, על ‏מלות הקבלה, אשר שמענום בהתמדת מצות התורה כל ימי עולם, והוא חושב, כי מאמר שנאמר לו ‏יסבור סברא אחרת לשנותו עלינו. ומנהגנו שנאמר לו, הימצא בעולם דבר אמתי מבואר הסתלק ‏עמו כל סברא וכל ספק? ואם יאמר לא יבטל אמתות הדבר וישימהו כלו ספק. ואם יאמר כן, נאמר ‏לו בדבור ההוא האמתי, שמענו הצווים לשמור מצות התורה. וראיתי מהם מי שאומר: אם יאמרו ‏לכם הברהמי"ם אנחנו קבלנו מאדם הראשון, שנלבש שעטנז, ושנחרוש בשור ובחמור יחדיו, ואין ‏לכם לקבל דברי נביא שיאסרם, כי אדם אמר לנו שלא יבטלו. ואלה, יישירך האלהים! טענות אין ‏להם עקר, אבל הם טוענים אותם לברהמי"ם. אבל טוענים הברהמי"ם שהם מותרים בלבד, ואנחנו ‏גם כן מודים שהיו מותרים בלבד, ואנחנו גם כן מודים שהיו מותרים בעת שהיו. והקרבת מניעתם ‏בשכל, מפני שהיה אפשר לאדם להמנע מהם מצד עצמו, לתועלת שתגיענו. ואלו היה בא ברהמ"י ‏לטעון לעתיד, מה שטענו להם, לא היו שומעין לו, כי המקבל איננו אומר בכל יום אלא מה שאמר ‏באתמולו. ואיננו כמו החושב הנועץ, שאפשר לו לומר נגלה לי היום, מה שלא עמדתי עליו אתמול. ‏ועתה, ירחמך האל! אחר שסרו אלה הבטולים מעלינו, ובטלו התמה הגדול עלינו, שלא נקיים אלה ‏המצות אשר יגענו והשתדלנו להעמידם, הלא תשוב היגיעה לריק, כמי שאמר עליה (איוב ל"ט ט"ז) ‏תקשיח בניה ללא לה לריק יגיעה וגומר. ונהיה אז כמי שאין לו דעת ולא תבונה, כמו שאמר (איוב ל"ט י"ז) כי השה אלוה חכמה ולא חלק לה בבינה. וצריך להשמר מזה:‏

    Onlardan bazıları “olam” kelimesi üzerinde titizlenip şöyle dediler: “Onu İbrani dilinde kısımlara ayrılmış gördük.” Biz de şöyle dedik: Evet, onun üç anlamı vardır. Birincisi elli yıldır. İkincisi, zikredilen kişinin günleridir. Üçüncüsü ise alemin bütün günleridir. Bunu Şabat mitsvası üzerine uyguladığımızda, ilk iki anlam iptal olur ve sonuncusu sabit kalır. Çünkü Moşe neslinden sonra, yaklaşık sekiz yüz elli yıl sonra, İsrael oğullarının birçok nesli ve birçok topluluğu geçtikten sonra Yirmeyahu’yu görüyoruz; onları Şabat gününü korumaları ve onda iş yapmamaları konusunda uyarıyor. Nitekim şöyle demiştir: “Şabat günü evlerinizden yük çıkarmayın. Hiçbir iş yapmayın ve atalarınıza buyurduğum gibi Şabat gününü kutsayın” (Yirmeyahu 17:22). Elli yıllık zaman ve o insanların zamanı ortadan kalktığına göre, kısımlardan alemin günleri dışında bir şey kalmaz. Onlardan bazıları bize aktarım sözleri hakkında soru sorar; Tora mitsvalarının alemin bütün günleri boyunca sürekliliğini onlardan işittiğimiz halde, kendisine söylenen bir sözün bize karşı başka bir düşünceyle değiştirilebileceğini sanır. Ona şöyle demek bizim yolumuzdur: Dünyada, kendisiyle birlikte her düşüncenin ve her şüphenin ortadan kalktığı açık bir hakikat bulunur mu? Eğer “hayır” derse, hakikatin hakikat oluşunu iptal eder ve her şeyi şüphe haline getirir. Eğer “evet” derse, ona deriz ki: İşte o hakikat sözünde, Tora mitsvalarını korumamıza dair buyrukları işittik. Onlardan birinin şöyle dediğini gördüm: “Eğer Brahmanlar size, ‘Biz Adam HaRişon’dan, şaatnez giymemizi ve öküzle eşeği birlikte sürmemizi aldık; bunları yasaklayan bir peygamberin sözünü kabul etmemelisiniz; çünkü Adam bize bunların iptal edilmeyeceğini söyledi’ derlerse ne dersiniz?” Bunlar, Tanrı seni doğru yola iletsin, temeli olmayan iddialardır; üstelik bunları Brahmanlar adına ileri sürerler. Oysa Brahmanların iddiası yalnızca bunların serbest olduğudur. Biz de yalnızca onların serbest olduğunu kabul ederiz; yine onların kendi zamanlarında serbest olduklarını da kabul ederiz. Bunların yasaklanmasının akla yakın oluşu şundandır: İnsan, kendisine ulaşacak bir yarar sebebiyle, kendi kendine bunlardan kaçınabilirdi. Eğer bir Brahman, onların adına ileri sürdükleri bu iddiayı geleceğe yönelik olarak ileri sürseydi, ona kulak vermezlerdi. Çünkü aktarıma bağlı olan kimse, her gün ancak dün söylediği şeyi söyler. O, bugün kendisine dün bilmediği bir şeyin açıldığını söylemesi mümkün olan düşünen ve görüş belirleyen kimse gibi değildir. Şimdi, Tanrı sana merhamet etsin, bu iptal iddiaları üzerimizden kalktıktan ve şu büyük şaşkınlık da iptal olduktan sonra —yani uğruna yorulduğumuz ve ayakta tutmak için çabaladığımız bu mitsvaları yerine getirmeyecek olmamız düşüncesi— emeğimiz boşa dönmüş olmaz mı? Bu, hakkında “Yavrularına sert davranır, sanki kendisinin değilmiş gibi; emeği boşa gider...” (İyov 39:16) denilen şey gibi olurdu. O zaman biz de bilgisi ve anlayışı olmayan biri gibi olurduk. Nitekim şöyle denmiştir: “Çünkü Tanrı onu bilgelikten yoksun bıraktı ve ona anlayıştan pay vermedi” (İyov 39:17). Bundan sakınmak gerekir.

Hebrew: Emunot we-Deot; Leipzig, 1864. · Public Domain

English: HaEmunot veHaDeot; Translated to Turkish by Gökhan (Aryeh) Duran, 2026 [tr] · CC-BY-NC

Texts from Sefaria.