Skip to the daf
טוען את הדף…
Skip to the text

המאמר השני, הכלל השלישי 1

Ohr Hashem · Second Treatise, Third Principle, Chapter 1

‹›
  1. 1

    הפרק א מאור הפנה הזאת כפי מה שתגזרהו התורה:

    Birinci Bölüm Bu temel ilkenin Tora’nın gerektirdiği şekilde açıklanması.

  2. 2

    ואומר לפי שהוא מבואר שהלאות חסרון בחק השם יתברך הוא (מבואר) [מחויב] שיהיה יכלתו בלתי בעל תכלית מכל הצדדין ב׳ בכל מה שאפשר שיצוייר מציאותו אצל השכל ואף אם יהי' נמצא אצל הטבע ואמנם חיוב היות יכלתו בב״ת הוא מבואר וזה שאם הי' ב״ת ומוגבל הנה חוץ מהגבו׳ ההוא אשר לא יתואור ביכלת עליו היה לואה חלילה ואמנם אמרנו בב"ת מכל הצדדין למה שהבב״ת לו ב׳ בחינות ממנו בב״ת בזמן וממנו בב״ת בחוזק ולו היה ב״ת בא׳ מב' אלו הבחינו' הנה כבר הי׳ לואה בבחינה שיכלתו עליו מוגבל חלילה ואמנם התנינו ואמרנו בכל מה שאפש׳ שיצויי' מציאותו אצל השכל למה שהוא מבואר שמה שלא יצוייר מציאותו אצל השכל לא יתפאר עליו היכולת בשום צד כאלו תאמר קבוץ השלילה והחיוב בדבר אחד בעינו מצד אחד וזה שמה שאפשרות מציאות בלתי מצוייר ומושכל אצל השכל לא יפול עליו שם היכולת ולזה העיר היכלת עליו איננו לאות כלל ולזה לא יתואר ביכלת לבטל המושכלות הראשונות למה שבטולם הוא קבוץ השלילה והחיוב ובכלל הדברים שאינה מפעלת פועל כמופתים המוחלטים הם ג״כ מזה המין וזה שמציאותם והעדרם חולקים האמת והשקר ובטולם הוא קבוץ השלילה והחיוב ולזה תמצא לר"זל שאומרים הנכנס בעיר ושמע קול צעקה ואמר יהיה רצון שלא תהא בתוך ביתי הרי זו תפלת שוא וזה מהם כי הוא אם הצעקה בביתו כבר יצא אל המציאות והיות מה שכבר יצא שלא יצא יהיה קבוץ השלילה והחיוב והאריכות בזה מותר ואמרנו ואף אם יהיה נמנע אצל הטבע יכלול כל מה שלא יצוייר המנעות מציאותו אצל השכל ולפי שהוא מבואר שחדוש דבר מה בזולת חומר קדמהו איננו ממה שיצוייר המנעות מציאותו אצל השכל הוא מבואר שהוא יתברך יתואר ביכלת עליו וזה שהוא מבואר שמה שימנע ציור מציאותו אצל השכל הוא קבוץ השלילה והחיוב יחד מצד אחד ולזה אלו היה אמרנו היות הדבר מלא דבר באמרנו היות הטבעת מהזהב היה לטוען שיטעון שבאמרנו זה כבר קבצנו השלילה והחיוב אבל אמרנו היות הדבר מלא דבר אינני זולת היות הדבר ואם לא קדמוהו דבר וזה איננו קבוץ השלילה והחיוב וכבר יתבאר זה עוד במאמר הג׳ בג״ה:

    Ben derim ki: Güçsüzlüğün yüce Tanrı hakkında bir eksiklik olduğu açık olduğuna göre, O’nun gücünün her yönden sonsuz olması zorunludur. Bu, aklın varlığını düşünebildiği her şey hakkında böyledir; hatta o şey doğa bakımından olanaksız olsa bile. Gücünün sonsuz olması zorunludur. Çünkü eğer gücü sonlu ve sınırlı olsaydı, o sınırın dışında kalan ve hakkında güçle nitelenemeyeceği şey bakımından —elbette böyle değildir— güçsüz olurdu. “Gücü her yönden sonsuzdur” dememizin sebebi şudur: Sonsuzluğun iki yönü vardır. Biri zaman bakımından sonsuzluktur; diğeri güç bakımından sonsuzluktur. Eğer bu iki yönden birinde sonlu olsaydı, gücünün sınırlı olduğu yönde —elbette böyle değildir— güçsüzlük bulunmuş olurdu. “Aklın varlığını düşünebildiği her şey hakkında” şartını koymamızın sebebi açıktır: Aklın varlığını düşünemediği bir şey hakkında güç hiçbir yönden övülmez. Örneğin aynı şeyde, aynı bakımdan, olumsuzlama ile olumlamanın birlikte bulunması böyledir. Çünkü varlığı akıl tarafından zihinde canlandırılamayan ve kavranamayan bir şey hakkında “güç” adı uygulanmaz. Bu nedenle, gücün böyle bir şeye yönelmemesi hiçbir şekilde güçsüzlük değildir. Bu yüzden Tanrı, ilk ve apaçık zihinsel ilkeleri iptal etme gücüyle nitelenmez. Çünkü onların iptali, olumsuzlama ile olumlamanın birlikte toplanmasıdır. Genel olarak, salt kanıtlar gibi bir etkenin eylemine konu olmayan şeyler de bu türdendir. Çünkü onların varlığı ve yokluğu, doğru ile yanlış arasında bölünür; onları iptal etmek de olumsuzlama ile olumlamayı bir araya getirmektir. Bu nedenle bilgelerimiz şöyle demişlerdir: Bir kimse bir şehre girer, bir feryat sesi işitir ve “Keşke bu benim evimde olmasaydı” derse, bu boş bir duadır. Bu, onlar tarafından şu sebeple söylenmiştir: Eğer feryat onun evindeyse, artık varlığa çıkmıştır. Varlığa çıkmış olan şeyin varlığa çıkmamış olmasını istemek, olumsuzlama ile olumlamayı birleştirmek olur. Bu konuda sözü uzatmak gereksizdir. “Doğa bakımından olanaksız olsa bile” dememiz ise, akıl bakımından varlığının olanaksızlığı düşünülemeyen her şeyi kapsar. Bir şeyin, kendisinden önce gelen bir madde olmaksızın yaratılması, akıl bakımından varlığının olanaksızlığı düşünülen şeylerden değildir. Bu nedenle, yüce Tanrı’nın bunun üzerinde güçle nitelenmesi açıktır. Çünkü akıl bakımından varlığı düşünülemeyen şeyin sebebi, aynı bakımdan olumsuzlama ile olumlamanın birlikte toplanmasıdır. Eğer “bir şeyin hiçbir şeyden olması” sözümüz, “yüzüğün altından olması” sözümüzdeki gibi olsaydı, itiraz eden biri burada olumsuzlama ile olumlamayı birleştirdiğimizi söyleyebilirdi. Fakat “bir şeyin hiçbir şeyden olması” sözümüz, yalnızca o şeyin var olması ve ondan önce herhangi bir şeyin bulunmaması demektir. Bu ise olumsuzlama ile olumlamayı birleştirmek değildir. Bu konu, HaŞem’in yardımıyla üçüncü incelemede ayrıca açıklanacaktır.

Hebrew: Vienna, 1859 · Public Domain

English: Ohr Hashem; Translated to Turkish by Gökhan (Aryeh) Duran, 2026 [tr] · CC-BY-NC

Texts from Sefaria.