הדרוש השנים עשר במניע הראשון: וזה אם המניע הראשון עלול מהעלה הראשונה או אם המניע הראשון הוא יתברך ולפי שנחלקו בדרוש הזה גדולי הפלוסופים וזה שבן סנא ואבונצר ורבי משה בן אלאוי שהכריע עמהם יראו שהמניע הא' עלול ממנו יתברך. וכן רש״ד יראה שהוא יתברך המניע הא׳ הנה ראוי לבאר דעתם בקצרה ומה הניע אליהם במחלקת הזה ויתבאר מזה שיסוד המחלקת הוא רעוע וזה שהם סבלו שתי הקדמות א׳ שהעלה הראשונה היא בתכלית הפשיטות הב' שלא יתחייב מעלה אחת פשוטה כי אם עלול אחד פשוט ולזה יראו קצתם כי למה שהיה השכל הראשון הוא הסבה לגלגל הפועל התנועה היומית והיה הגלגל מורכב הרכבה מה יתחייב שמניעו מורכב הרכבה מה למה שהתבאר בהקדמה הב׳ שמה פשוט לא יתחייב כי אם פשוט ולפי שמחוייב המציאות פשוט בתכלית הפשיטות כמו שהתבאר בהקדמה הא׳ הנה אם כן המניע הראשון אינו מחוייב המציאות ולפי שכל מה שזולת מחוייב המצעיאות עלול לו הנה המניע הראשון עלול למחוייב המציאות וזהו דעת ב״ס ואבוגצר ורבי משה אלאוי שנמשך עמהם אמנם בן רש"ד עם שהוא יודה בהקדמות יראה שהמניע הראשון הוא מחוייב המציאות שהוא אמר. שההקדמה השנית צודקת בסבת פועלת אבל בסבה צוריית אינה צודקת ולפי שהמחוייב המציאות סבה צוריית לנמצאות לא יתחייב הפשיטות לעלול הא׳ והוא יבאר שהוא יתברך אינו סבה פועלת נתלית פעולת׳ בהוצאת הפעל מההעדר אל המציאות וכאשר יצא אל המציאות לא יתלה בו פעולת הפועל ולפי שהפעולה אשר בהוצאה אל המציאות שינוי ב״ת והפעולה הב״ת אי איפשר שתיוחס אל הנצחי כי הנצחי ימצא תמיד על שלמותו האחרון ואיננו א"כ פועל עת ובלתי פועל עת יתחייב אצלו אם כן שהמחוייב המציאות איננו סבה פועלדת ולזה לא יתחייב שהמניע הגלגל האחרון יהיה עלול ממנו ואמנם החכם רבי משה בן אלאוי ז"ל יראה שזה אמנם יצדק על המהות לבד לא על הפועל בשלוח ואמנם הוא כל מה שיתלה בו מציאות דבר מה אי זה מציאות היה נצחי או בלתי גצחי ולזה הכריע שהמגיע הא' הוא עלול מן הסבה הראשונה. הן אלה קצות דרכם בקצרה והוא מבואר שהיסוד רעוע למה שההקדמה הב' אמנם תצדק על צד החיוב אבל אחר שהתבאר במה שאין ספק בו שהפועל פועל על צד הרצון וההטבה לא יתחייב היות העלול פשוט והוא מבואר למעיין בזה הספר אך אמנה להיות קבלת רז״ל שהמלאכים נבראו ביום ראשון אין לנו לזוז מקבלתם. וכל שכן שהוא מסכים עם העיון ודי בדרוש הזה:
On İkinci Araştırma: İlk Hareket Ettirici Hakkında
Bu araştırma, ilk hareket ettiricinin ilk nedenden nedenlenmiş olup olmadığı veya ilk hareket ettiricinin yüce Tanrı’nın kendisi olup olmadığı hakkındadır.
Büyük filozoflar bu araştırmada görüş ayrılığına düştükleri için, görüşlerini kısaca açıklamak ve onları bu görüş ayrılığına götüren şeyi göstermek gerekir. İbn Sina, Ebu Nasr ve onlarla aynı sonuca yönelen Rabbi Moşe ben Elavi, ilk hareket ettiricinin yüce Tanrı’dan nedenlenmiş olduğunu düşünürler. İbn Rüşd ise ilk hareket ettiricinin yüce Tanrı’nın kendisi olduğunu düşünür.
Buradan, görüş ayrılığının temelinin zayıf olduğu açıklanacaktır. Çünkü onlar iki öncülü yüklenmişlerdir. Birincisi: İlk neden, son derece basittir. İkincisi: Tek, basit bir nedenden ancak tek ve basit bir sonuç zorunlu olarak çıkar. Bu yüzden onların bir kısmı şöyle düşünmüştür: İlk akıl, günlük hareketi gerçekleştiren gök küresinin sebebidir. Gök küresi ise bir tür bileşiktir. Bu nedenle onu hareket ettirenin de bir tür bileşik olması gerekir. Çünkü ikinci öncülde açıklandığı üzere basit olandan ancak basit olan zorunlu çıkar. Zorunlu varlık ise, birinci öncülde açıklandığı üzere, son derece basittir. Öyleyse ilk hareket ettirici zorunlu varlık değildir. Zorunlu varlık dışındaki her şey ona nedenlenmiş olduğuna göre, ilk hareket ettirici zorunlu varlıktan nedenlenmiştir. Bu, İbn Sina’nın, Ebu Nasr’ın ve onlarla birlikte giden Rabbi Moşe ben Elavi’nin görüşüdür.
İbn Rüşd ise bu öncülleri kabul etmekle birlikte, ilk hareket ettiricinin zorunlu varlık olduğunu düşünür. Çünkü o şöyle der: İkinci öncül etkin neden hakkında doğrudur; fakat biçim sebep hakkında doğru değildir. Zorunlu varlık, varlıklar için biçim sebep olduğuna göre, ilk sonuçta basitlik zorunlu olmaz.
O, yüce Tanrı’nın, eylemi yokluktan varlığa çıkarma işlemine bağlı olan bir etkin neden olmadığını açıklar. Çünkü bir şey varlığa çıktıktan sonra, etkenin eylemi artık ona bağlı olmaz. Varlığa çıkarma eylemi sonlu bir değişim olduğundan ve sonlu eylem sonsuz olana bağlanamayacağından, ona göre bu böyledir. Çünkü sonsuz olan daima son yetkinliği üzere bulunur; öyleyse bazen eylem eden, bazen eylem etmeyen bir şey değildir. Bundan dolayı ona göre zorunlu varlık etkin neden değildir. Bu nedenle son gök küresini hareket ettirenin ondan nedenlenmiş olması zorunlu değildir.
Fakat bilge Rabbi Moşe ben Elavi, hatırası bereket olsun, bunun yalnızca öz hakkında doğru olduğunu, salt anlamda etken hakkında doğru olmadığını düşünür. Ona göre etken, bir şeyin varlığı kendisine bağlı olan her şeydir; bu varlık ister sonsuz olsun ister sonsuz olmasın. Bu yüzden ilk hareket ettiricinin ilk sebepten nedenlenmiş olduğu sonucunu tercih etmiştir.
İşte onların yolunun uçları kısaca bunlardır. Fakat temelinin zayıf olduğu açıktır. Çünkü ikinci öncül yalnızca zorunluluk yönünden doğrudur. Fakat etkenin irade ve iyilik yönünden eylem ettiği şüphesiz biçimde açıklandıktan sonra, sonucun basit olması zorunlu değildir. Bu sonuç, kitabı inceleyen kişi için açıktır.
Yine de, bilgelerimizin gelenekle kabul ettiği üzere melekler birinci günde yaratıldığından, onların geleneğinden ayrılmamamız gerekir. Hele bu, akla dayalı incelemeyle de uyumlu olduğuna göre.
Bu araştırma için bu kadarı yeterlidir.
הדרוש השנים עשר במניע הראשון: וזה אם המניע הראשון עלול מהעלה הראשונה או אם המניע הראשון הוא יתברך ולפי שנחלקו בדרוש הזה גדולי הפלוסופים וזה שבן סנא ואבונצר ורבי משה בן אלאוי שהכריע עמהם יראו שהמניע הא' עלול ממנו יתברך. וכן רש״ד יראה שהוא יתברך המניע הא׳ הנה ראוי לבאר דעתם בקצרה ומה הניע אליהם במחלקת הזה ויתבאר מזה שיסוד המחלקת הוא רעוע וזה שהם סבלו שתי הקדמות א׳ שהעלה הראשונה היא בתכלית הפשיטות הב' שלא יתחייב מעלה אחת פשוטה כי אם עלול אחד פשוט ולזה יראו קצתם כי למה שהיה השכל הראשון הוא הסבה לגלגל הפועל התנועה היומית והיה הגלגל מורכב הרכבה מה יתחייב שמניעו מורכב הרכבה מה למה שהתבאר בהקדמה הב׳ שמה פשוט לא יתחייב כי אם פשוט ולפי שמחוייב המציאות פשוט בתכלית הפשיטות כמו שהתבאר בהקדמה הא׳ הנה אם כן המניע הראשון אינו מחוייב המציאות ולפי שכל מה שזולת מחוייב המצעיאות עלול לו הנה המניע הראשון עלול למחוייב המציאות וזהו דעת ב״ס ואבוגצר ורבי משה אלאוי שנמשך עמהם אמנם בן רש"ד עם שהוא יודה בהקדמות יראה שהמניע הראשון הוא מחוייב המציאות שהוא אמר. שההקדמה השנית צודקת בסבת פועלת אבל בסבה צוריית אינה צודקת ולפי שהמחוייב המציאות סבה צוריית לנמצאות לא יתחייב הפשיטות לעלול הא׳ והוא יבאר שהוא יתברך אינו סבה פועלת נתלית פעולת׳ בהוצאת הפעל מההעדר אל המציאות וכאשר יצא אל המציאות לא יתלה בו פעולת הפועל ולפי שהפעולה אשר בהוצאה אל המציאות שינוי ב״ת והפעולה הב״ת אי איפשר שתיוחס אל הנצחי כי הנצחי ימצא תמיד על שלמותו האחרון ואיננו א"כ פועל עת ובלתי פועל עת יתחייב אצלו אם כן שהמחוייב המציאות איננו סבה פועלדת ולזה לא יתחייב שהמניע הגלגל האחרון יהיה עלול ממנו ואמנם החכם רבי משה בן אלאוי ז"ל יראה שזה אמנם יצדק על המהות לבד לא על הפועל בשלוח ואמנם הוא כל מה שיתלה בו מציאות דבר מה אי זה מציאות היה נצחי או בלתי גצחי ולזה הכריע שהמגיע הא' הוא עלול מן הסבה הראשונה. הן אלה קצות דרכם בקצרה והוא מבואר שהיסוד רעוע למה שההקדמה הב' אמנם תצדק על צד החיוב אבל אחר שהתבאר במה שאין ספק בו שהפועל פועל על צד הרצון וההטבה לא יתחייב היות העלול פשוט והוא מבואר למעיין בזה הספר אך אמנה להיות קבלת רז״ל שהמלאכים נבראו ביום ראשון אין לנו לזוז מקבלתם. וכל שכן שהוא מסכים עם העיון ודי בדרוש הזה:
On İkinci Araştırma: İlk Hareket Ettirici Hakkında Bu araştırma, ilk hareket ettiricinin ilk nedenden nedenlenmiş olup olmadığı veya ilk hareket ettiricinin yüce Tanrı’nın kendisi olup olmadığı hakkındadır. Büyük filozoflar bu araştırmada görüş ayrılığına düştükleri için, görüşlerini kısaca açıklamak ve onları bu görüş ayrılığına götüren şeyi göstermek gerekir. İbn Sina, Ebu Nasr ve onlarla aynı sonuca yönelen Rabbi Moşe ben Elavi, ilk hareket ettiricinin yüce Tanrı’dan nedenlenmiş olduğunu düşünürler. İbn Rüşd ise ilk hareket ettiricinin yüce Tanrı’nın kendisi olduğunu düşünür. Buradan, görüş ayrılığının temelinin zayıf olduğu açıklanacaktır. Çünkü onlar iki öncülü yüklenmişlerdir. Birincisi: İlk neden, son derece basittir. İkincisi: Tek, basit bir nedenden ancak tek ve basit bir sonuç zorunlu olarak çıkar. Bu yüzden onların bir kısmı şöyle düşünmüştür: İlk akıl, günlük hareketi gerçekleştiren gök küresinin sebebidir. Gök küresi ise bir tür bileşiktir. Bu nedenle onu hareket ettirenin de bir tür bileşik olması gerekir. Çünkü ikinci öncülde açıklandığı üzere basit olandan ancak basit olan zorunlu çıkar. Zorunlu varlık ise, birinci öncülde açıklandığı üzere, son derece basittir. Öyleyse ilk hareket ettirici zorunlu varlık değildir. Zorunlu varlık dışındaki her şey ona nedenlenmiş olduğuna göre, ilk hareket ettirici zorunlu varlıktan nedenlenmiştir. Bu, İbn Sina’nın, Ebu Nasr’ın ve onlarla birlikte giden Rabbi Moşe ben Elavi’nin görüşüdür. İbn Rüşd ise bu öncülleri kabul etmekle birlikte, ilk hareket ettiricinin zorunlu varlık olduğunu düşünür. Çünkü o şöyle der: İkinci öncül etkin neden hakkında doğrudur; fakat biçim sebep hakkında doğru değildir. Zorunlu varlık, varlıklar için biçim sebep olduğuna göre, ilk sonuçta basitlik zorunlu olmaz. O, yüce Tanrı’nın, eylemi yokluktan varlığa çıkarma işlemine bağlı olan bir etkin neden olmadığını açıklar. Çünkü bir şey varlığa çıktıktan sonra, etkenin eylemi artık ona bağlı olmaz. Varlığa çıkarma eylemi sonlu bir değişim olduğundan ve sonlu eylem sonsuz olana bağlanamayacağından, ona göre bu böyledir. Çünkü sonsuz olan daima son yetkinliği üzere bulunur; öyleyse bazen eylem eden, bazen eylem etmeyen bir şey değildir. Bundan dolayı ona göre zorunlu varlık etkin neden değildir. Bu nedenle son gök küresini hareket ettirenin ondan nedenlenmiş olması zorunlu değildir. Fakat bilge Rabbi Moşe ben Elavi, hatırası bereket olsun, bunun yalnızca öz hakkında doğru olduğunu, salt anlamda etken hakkında doğru olmadığını düşünür. Ona göre etken, bir şeyin varlığı kendisine bağlı olan her şeydir; bu varlık ister sonsuz olsun ister sonsuz olmasın. Bu yüzden ilk hareket ettiricinin ilk sebepten nedenlenmiş olduğu sonucunu tercih etmiştir. İşte onların yolunun uçları kısaca bunlardır. Fakat temelinin zayıf olduğu açıktır. Çünkü ikinci öncül yalnızca zorunluluk yönünden doğrudur. Fakat etkenin irade ve iyilik yönünden eylem ettiği şüphesiz biçimde açıklandıktan sonra, sonucun basit olması zorunlu değildir. Bu sonuç, kitabı inceleyen kişi için açıktır. Yine de, bilgelerimizin gelenekle kabul ettiği üzere melekler birinci günde yaratıldığından, onların geleneğinden ayrılmamamız gerekir. Hele bu, akla dayalı incelemeyle de uyumlu olduğuna göre. Bu araştırma için bu kadarı yeterlidir.