וכיון שעקרתי יסוד בנינם, אשיב עליהם אח"כ בחמשה עשר שער. חמשה מהם בראיה מן הכתוב, וחמשה מן ההגדה, וחמשה ממה שיושג בראות. והחמשה אשר מן הכתוב, תחלתם בנחמות האלה, שישראל יקובצו כלם אל בית המקדש, ולא ישאר מהם אחד בגרות, כמ"ש (יחזקאל ל"ד י"ג) וקבצתים מן הארצות והביאותים אל אדמתם, ולא שב מהם בבית שני כי אם שנים וארבעים אלף ושלש מאות וששים, כמו שאמר (נחמיה ז' ס"ו) כל הקהל כאחד ארבע רבוא אלפים שלש מאות וששים. והשני שיקובצו מאיי הים, כמו שאמר (ישעיה י"א י"א) מחמת ומאיי הים, ולא הלכו בגלות הראשונה אל מקום מן האיים, כל שכן שישובו מהם. והשלישי שהעמים יבנו חומות בית המקדש, כמו שאמר (שם ס' י') ובנו בני נכר חומותיך, ולא די שלא בנו לנו מאומה בבית שני, אלא שמנעו אותנו לבנות והיינו במלחמה תדירא בבנין, כמ"ש (נחמיה ד' י"א) הבונים בחומה באחת ידו עושה במלאכה ואחת מחזקת השלח. והרביעי ששערי המדינה יהיו פתוחים לילה ויומם מהבטחת הנכנסים והיוצאים כמ"ש (ישעיה ס' י"א) ופתחו שעריך תמיד יומם ולילה לא יסגרו ומצאתים בבית שני סוגרים אותם קודם בא השמש, ולא היו פותחים אותם עד חצי היום כמ"ש (נחמיה ז' ג') ואומר להם לא יפתחו שערי ירושלים וגו'. והחמישי שלא תשאר אומה שלא יהיו תחת עבודתם כאמרו (ישעיה ס' י"ב) כי הגוי והממלכה אשר לא יעבדוך יאבדו, ומה שאין בו ספק שהם ושדותיהם היו משועבדים למלכים בבית שני כמ"ש (נחמיה ט' ל"ו) הנה אנחנו היום עבדים והארץ אשר נתת לאבותינו. ואלה החמשה באורים אשר מן הכתוב. והחמשה אשר מצד ההגדה, תחלתם שהעם יבערו אש מן העצים אשר יהיו בכלי מלחמת גוג שבע שנים כמ"ש (יחזקאל ל"ט ט'), ויצאו יושבי ערי ישראל ובערו והשיקו בנשק בקשת וחצים ובמקל יד וברמח ובערו בהם אש שבע שנים. והשני שיאור מצרים יחרב במקום אחד, ונהר פרת בשבעה מקומות, כמ"ש (ישעיה י"א ט"ו) והחרים יי' את לשון ים מצרים וגו'. והשלישי שהר הזתים יבקע מחציו מזרחה וימה עד שיחלק, ויהיה חציו אל הצפון וחציו אל הנגב, ויהיה ביניהם גיא גדולה, כמ"ש (זכריה י"ד ד') ונבקע הר הזתים וגו'. והרביעי בנין בית המקדש, ככתוב בצורת הבית מתחלתה ועד סופה (יחזקאל מ-מח). והחמישי שיצא מעין מבית המקדש, ואחר כן ירחב עד שיהיה נהר גדול שלא יוכל אדם לעבור בו, כמו שאמר (יחזקאל מ"ז א') והנה מים מתחת מפתן הבית עד סוף הפרשה. ועל שתי שפתות הנהר, כל עץ מאכל שפריו מתמיד ועלהו קים, ממנו מזון וממנו רפואה, כמ"ש (שם י"ב) ועל נחל יעלה על שפתו מזה ומזה וגו'. ולא הגד לנו שהיה מאומה מאלה החמשה, אבל ההגדה מחיבת שלא היה מהם דבר בשום פנים. והחמשה האחרים אשר ישיגם הראות, תחלתם שהברואים כלם יאמינו ויודו כי הבורא אחד, כמ"ש (זכריה י"ד ט') ביום ההוא יהיה יי' אחד, והנה אנחנו רואים אותם בתעותם וכפירתם, והשני שמירת בני ישראל שלא יתנו עוד מס ולא נושאים ממון ולא תבואה לזולתם, כמ"ש (ישעיה ס"ב ח') נשבע יי' בימינו ובזרוע עזו אם אתן את דגנך עוד מאכל לאויביך וגו', ואנחנו רואים כל אומה נותנת מס ועובדת ושומעת לאומה אשר היא תחת ידה. והשלישי תסתלקנה המלחמות עד שלא ישא אדם כלי מלחמה, כמ"ש (שם ב' ד') וכתתו חרבותם לאתים. לא ישא גוי אל גוי חרב, ואשר אנחנו רואין הפך זה. והרביעי שבעלי חיים ישלימו קצתם את קצתם, עד שירעה הזאב והכבש, ויאכל האריה התבן, וישחק היונק בפתן ובאפעה, כמ"ש (שם י"א ו') וגר זאב עם כבש וגו', ואנחנו רואין אותן שהם על טבעם ורעתם, לא נשתנה מהם דבר. ואם יסבור עוד סובר ויאמר איננו רוצה אלא שישלימו האנשים הרעים עם הטובים ולא יזיקום, אין הדבר כי אם בהפך, והם היום יותר ממה שהיו מקדם מן החמס והעול מהחזק לחלש. והחמישי ישוב סדום לקדמותה, כמ"ש (יחזקאל ט"ז נ"ה) ושבתי את שבותיהן וגו', ואחותיך סדום ובנותיה תשבן לקדמתן. וכבר ספרה התורה שימה של סדום היתה מתוקה והיו משקין ממנה ברגל, כאמרו (בראשית י"ג י') וישא לוט את עיניו וירא את כל ככר הירדן כי כלה משקה, ואמר (שם) כגן יי' כארץ מצרים, כמ"ש (שם ב' י') ונהר יוצא מעדן להשקות את הגן, ואמרה כארץ מצרים כמ"ש (דברים י"א י') אשר תזרע את זרעך והשקית ברגלך כגן הירק, והיא היום חרבה מוצא מלח, וימה מלוח כאשר היא. ואלה הענינים כלם מורים ראיה גמורה, על שהנחמות האלה לא היו עדין:
Onların yapılarının temelini söktüğüme göre, bundan sonra onlara on beş kapıdan cevap vereceğim. Bunların beşi Kutsal Yazı’dan delille, beşi aktarılmış öğretiyle, beşi de gözlemle kavranan şeylerle olacaktır. Kutsal Yazı’dan olan beş delilin ilki şudur: Bu tesellilerde İsrael’in bütünü Bet HaMikdaş’a toplanacak ve onlardan hiçbiri yabancılıkta kalmayacaktır. Nitekim “Onları ülkelerden toplayacağım ve kendi topraklarına getireceğim” (Yehezkel 34:13) denmiştir. Oysa İkinci Bet HaMikdaş döneminde onlardan yalnızca kırk iki bin üç yüz altmış kişi dönmüştür. Nitekim “Bütün topluluk bir bütün olarak kırk iki bin üç yüz altmıştı” (Nehemya 7:66) denmiştir. İkincisi, deniz adalarından toplanacak olmalarıdır. Nitekim “Hamat’tan ve deniz adalarından” (Yeşayahu 11:11) denmiştir. Oysa ilk sürgünde adalardan herhangi bir yere gitmemişlerdi; onlardan dönmeleri ise hiç söz konusu değildir. Üçüncüsü, halkların Bet HaMikdaş’ın surlarını inşa edecek olmasıdır. Nitekim “Yabancıların oğulları surlarını inşa edecek” (Yeşayahu 60:10) denmiştir. Oysa İkinci Bet HaMikdaş’ta bizim için hiçbir şey inşa etmek şöyle dursun, bizi inşa etmekten alıkoydular; inşaat sırasında sürekli savaş halindeydik. Nitekim “Suru inşa edenler, bir eliyle işi yapıyor, bir eliyle silahı tutuyordu” (Nehemya 4:11) denmiştir. Dördüncüsü, şehrin kapılarının, içeri giren ve çıkanların güvenliği sebebiyle gece gündüz açık olacak olmasıdır. Nitekim “Kapıların sürekli açık olacak; gündüz ve gece kapanmayacak” (Yeşayahu 60:11) denmiştir. Oysa İkinci Bet HaMikdaş’ta onları güneş batmadan önce kapatıyor ve gün ortasına kadar açmıyorlardı. Nitekim “Onlara dedim ki: Yeruşalayim kapıları açılmasın...” (Nehemya 7:3) denmiştir. Beşincisi, onlara kulluk etmeyen hiçbir halkın kalmayacak olmasıdır. Nitekim “Sana kulluk etmeyen halk ve krallık yok olacak” (Yeşayahu 60:12) denmiştir. Kuşkusuz olan şey ise şudur: İkinci Bet HaMikdaş’ta onlar ve tarlaları krallara bağlıydı. Nitekim “İşte bugün biz kullarız; atalarımıza verdiğin ülkede...” (Nehemya 9:36) denmiştir. Kutsal Yazı’dan olan beş açıklama bunlardır.
Aktarılmış öğreti yönünden olan beş delile gelince: Birincisi, halkın Gog’un savaş araçlarında bulunan odunları yedi yıl boyunca yakacak olmasıdır. Nitekim “İsrael şehirlerinde oturanlar çıkacak; silahları, kalkanı, yayı, okları, el sopasını ve mızrağı yakacaklar; onlarla yedi yıl ateş yakacaklar” (Yehezkel 39:9) denmiştir. İkincisi, Mısır’ın Nil kolunun bir yerde, Fırat nehrinin ise yedi yerde kuruyacak olmasıdır. Nitekim “HaŞem Mısır denizinin dilini kurutacak...” (Yeşayahu 11:15) denmiştir. Üçüncüsü, Zeytin Dağı’nın ortasından doğuya ve batıya doğru yarılıp ayrılacak, yarısının kuzeye, yarısının güneye çekilecek ve aralarında büyük bir vadi oluşacak olmasıdır. Nitekim “Zeytin Dağı yarılacak...” (Zeharya 14:4) denmiştir. Dördüncüsü, Bet HaMikdaş’ın inşasıdır; evin biçimi başından sonuna kadar yazıldığı gibidir (Yehezkel 40–48). Beşincisi, Bet HaMikdaş’tan bir pınarın çıkacak olması, sonra genişleyerek insanın içinden geçemeyeceği büyük bir nehir haline gelmesidir. Nitekim “İşte sular evin eşiğinin altından çıkıyordu...” (Yehezkel 47:1) denmiş ve bölümün sonuna kadar anlatılmıştır. Nehrin iki kıyısında, meyvesi sürekli olan ve yaprağı kalıcı bulunan her türlü yemiş ağacı bulunacak; ondan besin, ondan şifa olacaktır. Nitekim “Nehrin kıyısında, bu yanda ve öte yanda...” (Yehezkel 47:12) denmiştir. Bize bu beş şeyden herhangi birinin gerçekleştiği bildirilmemiştir; tersine aktarılmış öğreti, bunlardan hiçbirinin hiçbir şekilde gerçekleşmediğini zorunlu kılar.
Gözlemle kavranan diğer beş delile gelince: Birincisi, bütün yaratılmışların Yaratan’ın bir olduğuna inanıp bunu kabul edecek olmalarıdır. Nitekim “O gün HaŞem bir olacak” (Zeharya 14:9) denmiştir. Oysa biz onları sapkınlıkları ve inkarları içinde görüyoruz. İkincisi, İsrael oğullarının artık vergi vermeyecek, başkalarına para veya ürün taşımayacak şekilde korunmasıdır. Nitekim “HaŞem sağ eliyle ve güçlü koluyla yemin etti: Artık tahılını düşmanlarına yiyecek olarak vermeyeceğim...” (Yeşayahu 62:8) denmiştir. Oysa biz her halkın, eli altında bulunduğu halka vergi verdiğini, ona hizmet ettiğini ve onu dinlediğini görüyoruz. Üçüncüsü, savaşların kalkması, öyle ki insanın savaş aracı taşımayacak olmasıdır. Nitekim “Kılıçlarını saban demirlerine dövecekler... Halk halka karşı kılıç kaldırmayacak” (Yeşayahu 2:4) denmiştir. Oysa gördüğümüz bunun tersidir. Dördüncüsü, canlıların birbirleriyle barış içinde olmasıdır; kurt ile kuzu otlayacak, aslan saman yiyecek, emzikteki çocuk yılan ve engerekle oynayacaktır. Nitekim “Kurt kuzu ile birlikte barınacak...” (Yeşayahu 11:6) denmiştir. Oysa biz onların kendi doğaları ve kötülükleri üzerinde durduklarını, onlarda hiçbir şeyin değişmediğini görüyoruz. Eğer biri yine “Bununla yalnızca kötü insanların iyi insanlarla barışması ve onlara zarar vermemesi kastediliyor” derse, durum bunun tam tersidir; bugün güçlü olanın zayıfa yaptığı zorbalık ve haksızlık eskisinden daha fazladır. Beşincisi, Sedom’un eski haline dönecek olmasıdır. Nitekim “Onların sürgününü geri çevireceğim... kız kardeşlerin Sedom ve kızları eski hallerine dönecekler” (Yehezkel 16:55) denmiştir. Tora, Sedom denizinin tatlı olduğunu ve insanların ondan ayakla sulama yaptığını anlatmıştır. Nitekim “Lot gözlerini kaldırdı ve bütün Yarden ovasının bütünüyle sulanmış olduğunu gördü” (Bereşit 13:10) denmiştir. Yine “HaŞem’in bahçesi gibi, Mısır ülkesi gibi” denmiştir. “HaŞem’in bahçesi gibi” sözü, “Bahçeyi sulamak için Eden’den bir nehir çıkıyordu” (Bereşit 2:10) sözüyle açıklanır. “Mısır ülkesi gibi” sözü ise “Tohumunu ektiğin ve sebze bahçesi gibi ayağınla suladığın yer” (Devarim 11:10) sözüyle açıklanır. Oysa bugün orası yıkık, tuz kaynağıdır; denizi de olduğu gibi tuzludur. Bütün bu konular, bu tesellilerin henüz gerçekleşmediğine kesin delil gösterir.
וכיון שעקרתי יסוד בנינם, אשיב עליהם אח"כ בחמשה עשר שער. חמשה מהם בראיה מן הכתוב, וחמשה מן ההגדה, וחמשה ממה שיושג בראות. והחמשה אשר מן הכתוב, תחלתם בנחמות האלה, שישראל יקובצו כלם אל בית המקדש, ולא ישאר מהם אחד בגרות, כמ"ש (יחזקאל ל"ד י"ג) וקבצתים מן הארצות והביאותים אל אדמתם, ולא שב מהם בבית שני כי אם שנים וארבעים אלף ושלש מאות וששים, כמו שאמר (נחמיה ז' ס"ו) כל הקהל כאחד ארבע רבוא אלפים שלש מאות וששים. והשני שיקובצו מאיי הים, כמו שאמר (ישעיה י"א י"א) מחמת ומאיי הים, ולא הלכו בגלות הראשונה אל מקום מן האיים, כל שכן שישובו מהם. והשלישי שהעמים יבנו חומות בית המקדש, כמו שאמר (שם ס' י') ובנו בני נכר חומותיך, ולא די שלא בנו לנו מאומה בבית שני, אלא שמנעו אותנו לבנות והיינו במלחמה תדירא בבנין, כמ"ש (נחמיה ד' י"א) הבונים בחומה באחת ידו עושה במלאכה ואחת מחזקת השלח. והרביעי ששערי המדינה יהיו פתוחים לילה ויומם מהבטחת הנכנסים והיוצאים כמ"ש (ישעיה ס' י"א) ופתחו שעריך תמיד יומם ולילה לא יסגרו ומצאתים בבית שני סוגרים אותם קודם בא השמש, ולא היו פותחים אותם עד חצי היום כמ"ש (נחמיה ז' ג') ואומר להם לא יפתחו שערי ירושלים וגו'. והחמישי שלא תשאר אומה שלא יהיו תחת עבודתם כאמרו (ישעיה ס' י"ב) כי הגוי והממלכה אשר לא יעבדוך יאבדו, ומה שאין בו ספק שהם ושדותיהם היו משועבדים למלכים בבית שני כמ"ש (נחמיה ט' ל"ו) הנה אנחנו היום עבדים והארץ אשר נתת לאבותינו. ואלה החמשה באורים אשר מן הכתוב. והחמשה אשר מצד ההגדה, תחלתם שהעם יבערו אש מן העצים אשר יהיו בכלי מלחמת גוג שבע שנים כמ"ש (יחזקאל ל"ט ט'), ויצאו יושבי ערי ישראל ובערו והשיקו בנשק בקשת וחצים ובמקל יד וברמח ובערו בהם אש שבע שנים. והשני שיאור מצרים יחרב במקום אחד, ונהר פרת בשבעה מקומות, כמ"ש (ישעיה י"א ט"ו) והחרים יי' את לשון ים מצרים וגו'. והשלישי שהר הזתים יבקע מחציו מזרחה וימה עד שיחלק, ויהיה חציו אל הצפון וחציו אל הנגב, ויהיה ביניהם גיא גדולה, כמ"ש (זכריה י"ד ד') ונבקע הר הזתים וגו'. והרביעי בנין בית המקדש, ככתוב בצורת הבית מתחלתה ועד סופה (יחזקאל מ-מח). והחמישי שיצא מעין מבית המקדש, ואחר כן ירחב עד שיהיה נהר גדול שלא יוכל אדם לעבור בו, כמו שאמר (יחזקאל מ"ז א') והנה מים מתחת מפתן הבית עד סוף הפרשה. ועל שתי שפתות הנהר, כל עץ מאכל שפריו מתמיד ועלהו קים, ממנו מזון וממנו רפואה, כמ"ש (שם י"ב) ועל נחל יעלה על שפתו מזה ומזה וגו'. ולא הגד לנו שהיה מאומה מאלה החמשה, אבל ההגדה מחיבת שלא היה מהם דבר בשום פנים. והחמשה האחרים אשר ישיגם הראות, תחלתם שהברואים כלם יאמינו ויודו כי הבורא אחד, כמ"ש (זכריה י"ד ט') ביום ההוא יהיה יי' אחד, והנה אנחנו רואים אותם בתעותם וכפירתם, והשני שמירת בני ישראל שלא יתנו עוד מס ולא נושאים ממון ולא תבואה לזולתם, כמ"ש (ישעיה ס"ב ח') נשבע יי' בימינו ובזרוע עזו אם אתן את דגנך עוד מאכל לאויביך וגו', ואנחנו רואים כל אומה נותנת מס ועובדת ושומעת לאומה אשר היא תחת ידה. והשלישי תסתלקנה המלחמות עד שלא ישא אדם כלי מלחמה, כמ"ש (שם ב' ד') וכתתו חרבותם לאתים. לא ישא גוי אל גוי חרב, ואשר אנחנו רואין הפך זה. והרביעי שבעלי חיים ישלימו קצתם את קצתם, עד שירעה הזאב והכבש, ויאכל האריה התבן, וישחק היונק בפתן ובאפעה, כמ"ש (שם י"א ו') וגר זאב עם כבש וגו', ואנחנו רואין אותן שהם על טבעם ורעתם, לא נשתנה מהם דבר. ואם יסבור עוד סובר ויאמר איננו רוצה אלא שישלימו האנשים הרעים עם הטובים ולא יזיקום, אין הדבר כי אם בהפך, והם היום יותר ממה שהיו מקדם מן החמס והעול מהחזק לחלש. והחמישי ישוב סדום לקדמותה, כמ"ש (יחזקאל ט"ז נ"ה) ושבתי את שבותיהן וגו', ואחותיך סדום ובנותיה תשבן לקדמתן. וכבר ספרה התורה שימה של סדום היתה מתוקה והיו משקין ממנה ברגל, כאמרו (בראשית י"ג י') וישא לוט את עיניו וירא את כל ככר הירדן כי כלה משקה, ואמר (שם) כגן יי' כארץ מצרים, כמ"ש (שם ב' י') ונהר יוצא מעדן להשקות את הגן, ואמרה כארץ מצרים כמ"ש (דברים י"א י') אשר תזרע את זרעך והשקית ברגלך כגן הירק, והיא היום חרבה מוצא מלח, וימה מלוח כאשר היא. ואלה הענינים כלם מורים ראיה גמורה, על שהנחמות האלה לא היו עדין:
Onların yapılarının temelini söktüğüme göre, bundan sonra onlara on beş kapıdan cevap vereceğim. Bunların beşi Kutsal Yazı’dan delille, beşi aktarılmış öğretiyle, beşi de gözlemle kavranan şeylerle olacaktır. Kutsal Yazı’dan olan beş delilin ilki şudur: Bu tesellilerde İsrael’in bütünü Bet HaMikdaş’a toplanacak ve onlardan hiçbiri yabancılıkta kalmayacaktır. Nitekim “Onları ülkelerden toplayacağım ve kendi topraklarına getireceğim” (Yehezkel 34:13) denmiştir. Oysa İkinci Bet HaMikdaş döneminde onlardan yalnızca kırk iki bin üç yüz altmış kişi dönmüştür. Nitekim “Bütün topluluk bir bütün olarak kırk iki bin üç yüz altmıştı” (Nehemya 7:66) denmiştir. İkincisi, deniz adalarından toplanacak olmalarıdır. Nitekim “Hamat’tan ve deniz adalarından” (Yeşayahu 11:11) denmiştir. Oysa ilk sürgünde adalardan herhangi bir yere gitmemişlerdi; onlardan dönmeleri ise hiç söz konusu değildir. Üçüncüsü, halkların Bet HaMikdaş’ın surlarını inşa edecek olmasıdır. Nitekim “Yabancıların oğulları surlarını inşa edecek” (Yeşayahu 60:10) denmiştir. Oysa İkinci Bet HaMikdaş’ta bizim için hiçbir şey inşa etmek şöyle dursun, bizi inşa etmekten alıkoydular; inşaat sırasında sürekli savaş halindeydik. Nitekim “Suru inşa edenler, bir eliyle işi yapıyor, bir eliyle silahı tutuyordu” (Nehemya 4:11) denmiştir. Dördüncüsü, şehrin kapılarının, içeri giren ve çıkanların güvenliği sebebiyle gece gündüz açık olacak olmasıdır. Nitekim “Kapıların sürekli açık olacak; gündüz ve gece kapanmayacak” (Yeşayahu 60:11) denmiştir. Oysa İkinci Bet HaMikdaş’ta onları güneş batmadan önce kapatıyor ve gün ortasına kadar açmıyorlardı. Nitekim “Onlara dedim ki: Yeruşalayim kapıları açılmasın...” (Nehemya 7:3) denmiştir. Beşincisi, onlara kulluk etmeyen hiçbir halkın kalmayacak olmasıdır. Nitekim “Sana kulluk etmeyen halk ve krallık yok olacak” (Yeşayahu 60:12) denmiştir. Kuşkusuz olan şey ise şudur: İkinci Bet HaMikdaş’ta onlar ve tarlaları krallara bağlıydı. Nitekim “İşte bugün biz kullarız; atalarımıza verdiğin ülkede...” (Nehemya 9:36) denmiştir. Kutsal Yazı’dan olan beş açıklama bunlardır. Aktarılmış öğreti yönünden olan beş delile gelince: Birincisi, halkın Gog’un savaş araçlarında bulunan odunları yedi yıl boyunca yakacak olmasıdır. Nitekim “İsrael şehirlerinde oturanlar çıkacak; silahları, kalkanı, yayı, okları, el sopasını ve mızrağı yakacaklar; onlarla yedi yıl ateş yakacaklar” (Yehezkel 39:9) denmiştir. İkincisi, Mısır’ın Nil kolunun bir yerde, Fırat nehrinin ise yedi yerde kuruyacak olmasıdır. Nitekim “HaŞem Mısır denizinin dilini kurutacak...” (Yeşayahu 11:15) denmiştir. Üçüncüsü, Zeytin Dağı’nın ortasından doğuya ve batıya doğru yarılıp ayrılacak, yarısının kuzeye, yarısının güneye çekilecek ve aralarında büyük bir vadi oluşacak olmasıdır. Nitekim “Zeytin Dağı yarılacak...” (Zeharya 14:4) denmiştir. Dördüncüsü, Bet HaMikdaş’ın inşasıdır; evin biçimi başından sonuna kadar yazıldığı gibidir (Yehezkel 40–48). Beşincisi, Bet HaMikdaş’tan bir pınarın çıkacak olması, sonra genişleyerek insanın içinden geçemeyeceği büyük bir nehir haline gelmesidir. Nitekim “İşte sular evin eşiğinin altından çıkıyordu...” (Yehezkel 47:1) denmiş ve bölümün sonuna kadar anlatılmıştır. Nehrin iki kıyısında, meyvesi sürekli olan ve yaprağı kalıcı bulunan her türlü yemiş ağacı bulunacak; ondan besin, ondan şifa olacaktır. Nitekim “Nehrin kıyısında, bu yanda ve öte yanda...” (Yehezkel 47:12) denmiştir. Bize bu beş şeyden herhangi birinin gerçekleştiği bildirilmemiştir; tersine aktarılmış öğreti, bunlardan hiçbirinin hiçbir şekilde gerçekleşmediğini zorunlu kılar. Gözlemle kavranan diğer beş delile gelince: Birincisi, bütün yaratılmışların Yaratan’ın bir olduğuna inanıp bunu kabul edecek olmalarıdır. Nitekim “O gün HaŞem bir olacak” (Zeharya 14:9) denmiştir. Oysa biz onları sapkınlıkları ve inkarları içinde görüyoruz. İkincisi, İsrael oğullarının artık vergi vermeyecek, başkalarına para veya ürün taşımayacak şekilde korunmasıdır. Nitekim “HaŞem sağ eliyle ve güçlü koluyla yemin etti: Artık tahılını düşmanlarına yiyecek olarak vermeyeceğim...” (Yeşayahu 62:8) denmiştir. Oysa biz her halkın, eli altında bulunduğu halka vergi verdiğini, ona hizmet ettiğini ve onu dinlediğini görüyoruz. Üçüncüsü, savaşların kalkması, öyle ki insanın savaş aracı taşımayacak olmasıdır. Nitekim “Kılıçlarını saban demirlerine dövecekler... Halk halka karşı kılıç kaldırmayacak” (Yeşayahu 2:4) denmiştir. Oysa gördüğümüz bunun tersidir. Dördüncüsü, canlıların birbirleriyle barış içinde olmasıdır; kurt ile kuzu otlayacak, aslan saman yiyecek, emzikteki çocuk yılan ve engerekle oynayacaktır. Nitekim “Kurt kuzu ile birlikte barınacak...” (Yeşayahu 11:6) denmiştir. Oysa biz onların kendi doğaları ve kötülükleri üzerinde durduklarını, onlarda hiçbir şeyin değişmediğini görüyoruz. Eğer biri yine “Bununla yalnızca kötü insanların iyi insanlarla barışması ve onlara zarar vermemesi kastediliyor” derse, durum bunun tam tersidir; bugün güçlü olanın zayıfa yaptığı zorbalık ve haksızlık eskisinden daha fazladır. Beşincisi, Sedom’un eski haline dönecek olmasıdır. Nitekim “Onların sürgününü geri çevireceğim... kız kardeşlerin Sedom ve kızları eski hallerine dönecekler” (Yehezkel 16:55) denmiştir. Tora, Sedom denizinin tatlı olduğunu ve insanların ondan ayakla sulama yaptığını anlatmıştır. Nitekim “Lot gözlerini kaldırdı ve bütün Yarden ovasının bütünüyle sulanmış olduğunu gördü” (Bereşit 13:10) denmiştir. Yine “HaŞem’in bahçesi gibi, Mısır ülkesi gibi” denmiştir. “HaŞem’in bahçesi gibi” sözü, “Bahçeyi sulamak için Eden’den bir nehir çıkıyordu” (Bereşit 2:10) sözüyle açıklanır. “Mısır ülkesi gibi” sözü ise “Tohumunu ektiğin ve sebze bahçesi gibi ayağınla suladığın yer” (Devarim 11:10) sözüyle açıklanır. Oysa bugün orası yıkık, tuz kaynağıdır; denizi de olduğu gibi tuzludur. Bütün bu konular, bu tesellilerin henüz gerçekleşmediğine kesin delil gösterir.