Skip to the daf
טוען את הדף…
Skip to the text

מאמר התשיעי; גמול ועונש 2

HaEmunot veHaDeot · [Treatise IX] The World to Come, Chapter 2

‹›
  1. 1

    ואזכור מקום הכתובים במקום הזה י"ג ענין, תחלתם ענין יצחק, ראית אותו שמסר עצמו לשחיטה ‏ולקרבן לעשות מצות בוראו, ואלו היה אצלו שהגמול איננו כי אם בעולם הזה בלבד, איזה דבר היה ‏מקוה שיהיה גמולו אחרי מותו? גם הבורא עוד לא היה מצוהו בזה, כיון שלא יהיה לו עליו גמול. ‏ומצאתי עוד, חנניה מישאל ועזרי' מסרו נפשותם לאש שלא יעבדו הצלם, ואלו היו יודעין שהגמול ‏איננו כי אם בעולם הזה אי זה דבר היה נשאר להם אחר שתשרפם האש שיקוו אותו? ומצאתי ‏בדניאל שמסר עצמו לאריות, בעבור התפלה שהיה מתפלל לבוראו, ואם היה יודע שהגמול איננו ‏כ"א בעולם הזה מה היה נשאר לו לקוות אחר שיאכלוהו האריות? אלה הדברים (ירחמך האלהים) ‏מורים, כי הנבראים מסכימים, כי הגמול איננו בעולם הזה. ואם יאמר אומר, הן לא נמצא מה ‏שנזכר בתורה מן הגמול, כי אם בעולם הזה בלבד? והוא מה שכתוב בפרשת אם בחקותי, ובפרשת ‏והיה אם שמוע תשמעו. נאמר כי הבורא לא עזבם מבלתי גמול העולם הבא, כאשר אנו עתידים ‏לבאר, ולא היה המפורש בה בהצלחת העולם הזה ורעתו, כי אם לשתי סבות. אחת מהנה, שגמול ‏העולם הבא מפני שאין עומדין עליו כי אם בשכל כאשר בארנו, לא זכרתהו התורה כי אם בקצרה, ‏כאשר עשתה בויצו יי' אלהים על האדם לאמר, ולא אמרה, אנכי יי' אלהיך לא תרצח לא תנאף לא ‏תגנוב, כי השכל מורה על כל אלה, אבל הראתה ומעץ הדעת טוב ורע לא תאכל, מפני שאין השכל ‏מורה עליו. וכן לא הזכירה הגמול האחר, בעבור שסמכה על השכל שיורה עליו. והשנית כי הנבואה ‏ממנהגה להרחיב בדברים שהצורך מביא אליהם בקרוב, ותקצר בדברים הרחוקים, וכאשר היה ‏צורך העם בעת שנתנה להם התורה, לידיעת ענין ארץ כנען אשר הם באים אליה, הרחיבה להם ‏בפרושו ובמה שיש בו מפרי עבודתם והמרותם, ועל כן התחילה במטר ובמה שבפרשת כי הארץ ‏אשר אתה בא שמה לרשתה לא כארץ מצרים היא (דברים י"א י'), עד סופה, ורמזה אל הרחוק ‏במאמר קצר, לא בפרוש רחב. והטענה הגדולה בזה, מצאנו משה רבינו הגדול שבצדיקים ובעובדים, ‏לא היה לו מעניני גמול העולם הזה דבר, כמו ונתתי גשמיכם בעתם, והשיג לכם דיש, ונתתי שלום, ‏ופניתי אליכם, ואכלתם ישן, מפני שלא בא אל ארץ כנען; ואלו לא היה לצדיקים כי אם מה שיש באם ‏בחקותי, היה מתחייב שיהיה רובו למשה ואין עוד, זה מורה שרוב הגמול בעולם הבא. אך הדברים ‏האלה כפי האותות והמופתים, כאשר בארתי קודם זה. ומזה מה שהוגד לנו, כי אליהו מתפלל ‏שיברך הבורא בקמח ובשמן לזולתו בתפלתו, והוא מבקש חלת לחם ולא יגיע אליה. ושאלישע והוא ‏מת החיה הבורא בעבורו האדם אשר השליכו אל קברו, ואלו היה הגמול העולם הזה בלבד, לא היה ‏יכול מי שאינו ראוי להגיע אליו, להגיע זולתו אל מאומה ממנו. ומזה מה שספר לנו על אנשי סדום, ‏שמעת שהגדילו ברעה ובחטא, הפך הבורא את ארצם, והמטיר עליה אש וגפרית, ואלו לא היה ‏עונש כי אם בעולם הזה, היה יורד על מי שהגדיל להרע אש וגפרית בין רב למעט, הכל לפי חטאתו, ‏ואין אנחנו רואים כן. ומזה שבני ישראל כשעבדו זולתו, השליט עליהם זולתם מן האומות ושבו ‏אותם והגלום. והנה אנחנו רואים עמים רבים עובדים זולתו ואינם נשבים ולא גולים, ואלו היה ‏העונש בעולם הזה, היה מגיע אליהם כמהו. ומזה עוד שהוא צדיק כאשר צוה בהרוג טף מדין, ‏והמית טף המבול, והנה אנחנו רואים שהוא מצער בטף וממיתם, מתחייב שיהיה אחר המות ענין, ‏שיגיעו בו אל תמורת מה שנצטערו בו, כאשר בארנו:‏

    Bu konuda Yazılı kaynakların yerini on üç mesele halinde zikredeceğim. Bunların ilki Yitshak meselesidir. Görüyorsun ki Yitshak, Yaratıcısının buyruğunu yerine getirmek için kendisini kesilmeye ve kurban olmaya teslim etti. Eğer onun yanında ödül yalnızca bu dünyada olsaydı, ölümünden sonra hangi karşılığı bekleyebilirdi? Dahası, Yaratıcı da ona bunu emretmezdi; çünkü bunun karşılığında ona bir ödül olmayacaktı. Yine Hananya, Mişael ve Azarya’nın, heykele tapmamak için canlarını ateşe teslim ettiklerini buldum. Eğer ödülün yalnızca bu dünyada olduğunu bilselerdi, ateş onları yaktıktan sonra ümit edecekleri ne kalırdı? Daniel’in de Yaratıcısına ettiği dua sebebiyle kendisini aslanlara teslim ettiğini buldum. Eğer ödülün yalnızca bu dünyada olduğunu bilseydi, aslanlar onu yedikten sonra ümit edecek neyi kalırdı? Bu şeyler —Tanrı sana merhamet etsin— yaratılmışların ödülün bu dünyada olmadığı konusunda hemfikir olduklarını gösterir. Eğer biri, “Tora’da ödül olarak zikredilen şeyleri yalnızca bu dünyada bulmuyor muyuz? Bunlar Behukotay peraşasında ve ‘Eğer dinlerseniz’ peraşasında yazılıdır” derse, şöyle deriz: Yaratıcı onları Olam HaBa ödülünden yoksun bırakmamıştır; bunu açıklayacağız. Tora’da bu dünyanın başarısının ve kötülüğünün açıkça belirtilmesi yalnızca iki sebeptendir. Bunlardan birincisi şudur: Olam HaBa ödülü, daha önce açıkladığımız gibi ancak akılla kavrandığı için, Tora onu ancak kısa biçimde zikretmiştir. Tora, “HaŞem Tanrı insana emredip şöyle dedi” sözünde yaptığı gibi davranmıştır; “Ben Tanrın HaŞem’im; öldürmeyeceksin, zina etmeyeceksin, çalmayacaksın” dememiştir; çünkü akıl bütün bunlara işaret eder. Fakat “İyi ve kötüyü bilme ağacından yemeyeceksin” buyruğunu açıkça göstermiştir; çünkü akıl buna işaret etmez. Aynı şekilde diğer ödülü de zikretmemiştir; çünkü ona işaret etme işini akla bırakmıştır. İkinci sebep şudur: Peygamberliğin yöntemi, yakın ihtiyaç doğuran konuları genişletmek, uzak konuları ise kısa tutmaktır. Tora kendilerine verildiği sırada halkın ihtiyacı, girecekleri Kenaan ülkesinin durumunu bilmek olduğundan, Tora bunu ve onların kulluklarının ya da başkaldırılarının ürünlerinde neler doğuracağını geniş biçimde açıkladı. Bu yüzden yağmurla ve “Çünkü miras almak üzere gireceğin ülke Mısır ülkesi gibi değildir” (Devarim 11:10) ifadesiyle başlayan bölümle söze başladı ve sonuna kadar bunu sürdürdü. Uzak olan ödüle ise geniş açıklama ile değil, kısa bir sözle işaret etti. Bu konudaki büyük kanıt şudur: Doğruların ve kulluk edenlerin en büyüğü olan Moşe Rabbenu için bu dünya ödülüyle ilgili şeylerden hiçbir şey gerçekleşmedi: “Yağmurlarınızı vaktinde vereceğim”, “Harmanınız bağbozumuna yetişecek”, “Barış vereceğim”, “Size yöneleceğim”, “Eski ürünü yiyeceksiniz” gibi vaatler ona gelmedi; çünkü Kenaan ülkesine girmedi. Eğer doğrular için Behukotay’da bulunan şeylerden başka ödül olmasaydı, bunların en çoğunun Moşe’ye ait olması gerekirdi; oysa böyle olmadı. Bu, ödülün çoğunun Olam HaBa’da olduğunu gösterir. Fakat bu sözler, daha önce açıkladığım gibi, işaretler ve açık kanıtlar düzenindedir. Yine bize bildirildiğine göre Eliyahu, duasıyla Yaratıcı’nın başkası için un ve yağı bereketlemesini dilerken kendisi bir parça ekmek ister ve ona ulaşamaz. Elişa ise öldükten sonra, Yaratıcı onun sebebiyle kabrine atılan adamı diriltmiştir. Eğer ödül yalnızca bu dünya olsaydı, ona ulaşmaya layık olmayan kimsenin başkasına ondan herhangi bir şey ulaştırması mümkün olmazdı. Yine bize Sedom halkı hakkında anlatılmıştır: Kötülük ve günahı büyüttüklerinde Yaratıcı onların ülkesini ters çevirdi ve üzerine ateş ve kükürt yağdırdı. Eğer ceza yalnızca bu dünyada olsaydı, kötülüğü büyüten herkese, günahı çok ya da az olduğuna göre, ateş ve kükürt inerdi; oysa biz bunun böyle olduğunu görmüyoruz. Yine Bene İsrael, O’ndan başkasına kulluk ettiklerinde, Tanrı başka milletleri onların üzerine egemen kıldı; onlar da Bene İsrael’i esir aldılar ve sürgüne götürdüler. Fakat biz birçok milletin O’ndan başkasına kulluk ettiğini, yine de esir alınmadığını ve sürgüne gönderilmediğini görüyoruz. Eğer ceza bu dünyada olsaydı, onlara da bunun benzeri ulaşırdı. Yine O’nun Midyan çocuklarının öldürülmesini emrettiğinde ve Tufan çocuklarını öldürdüğünde adil olduğunu biliyoruz. Buna göre çocuklara acı verdiğini ve onları öldürdüğünü gördüğümüzde, ölümden sonra bir durumun bulunması zorunlu olur; onlar orada, çektikleri acının karşılığına ulaşırlar. Bunu daha önce açıklamıştık.

Hebrew: Emunot we-Deot; Leipzig, 1864. · Public Domain

English: HaEmunot veHaDeot; Translated to Turkish by Gökhan (Aryeh) Duran, 2026 [tr] · CC-BY-NC

Texts from Sefaria.